İyi Huylu Pozisyonel Vertigo

İyi Huylu Pozisyonel Baş Dönmesi

İyi huylu pozisyonel baş dönmesi (Benign paroksismal pozisyonel vertigo -BPPV) belli baş pozisyonları ile ortaya çıkan baş dönmesi ve gözlerde istemsiz hareketler (nistagmus) ile karakterize, zaman içinde genellikle kendiliğinden düzelme gösterebilen bir hastalıktır.

Hastalığın nedeni iç kulakta bulunan ve yer çekimini algılamamızı sağlayan küçük kalsiyum kristallerinin (kanalitler) iç kulağın vestibül adı verilen bölümünde normalde yapışık olarak durdukları bölgeden koparak iç kulak sıvısı içinde serbest kalmalarını takiben bu bölgeye açılan denge kanallarının içine kaçmasıdır.  Denge kanalı içine kaçan kristaller bazı baş hareketleri sonrasında buradaki sinir uçlarının uyarılmasına neden olarak tipik şikâyetleri ortaya çıkartmaktadır (kanalitiazis). Tespit edilen istemsiz göz hareketlerinin (nistagmus) şekli ve yönü problemin olduğu denge kanalına göre değişmekle birlikte bu hastalıkta genellikle yer çekimine göre en alt pozisyonda olan arka denge kanalı tutulmakta, yatay ve üst/ön kanalların tutulumu son derece nadir izlenmektedir.

BPPV’nun oluş mekanizmasının açıklık kazanmasından önce bu patolojinin saptandığı hastalarda çeşitli tedavi yöntemleri kullanılmıştır. Faydası ispatlanmış etkili bir ilaç tedavisinin olmaması dolayısı ile atakları tetikleyici baş hareketlerinden sakınmanın en etkili tedavi yöntemi olduğu da belirtilmiştir.

Günümüzde pozisyonel baş dönmesi hastalığında, şikayetlerin tedavisi için ilk kez Epley tarafından tanımlanan ve kristalleri kaçtıkları kanaldan çıkartmaya yönelik olarak uygulanan “manevra tedavisi – kanalit repozisyonu” kullanılmaktadır. Hastalığın kendi kendini sınırlayan yapıda olması ve kanalitleri girdikleri denge kanallarından çıkartmaya yönelik kanalit repozisyonu manevrası (KRM) ile büyük oranda kontrol altına alınabilmesi nedeniyle tercih edilecek ilk tedavi seçeneği KRM olmaktadır.

Kanalit repozisyonu manevrası hastalığa bağlı şikayetleri gidermesine karşın yeni kristallerin dökülmesini önlememektedir. Bu nedenle hastalığın tekrarını önlemek için iç kulaktaki sinir hücrelerinin fonksiyonunu etkileyerek kristal dökülmesine neden olabilecek Meniere Hastalığı gibi bir iç kulak patolojisi ya da dolaşım bozukluğu, diabet, tiroid bezi fonksiyon bozukluğu gibi sistemik bir patoloji varsa bu problemin de tedavi edilmesi gerekmektedir.

Diğer tedavi yöntemlerine cevap vermeyen ve hastaların hayatını etkileyecek şiddetteki BPPV vakalarında uygulanmak üzere tanımlanmış çeşitli ameliyat teknikleri de mevcuttur.

Pozisyonel baş dönmesi tanısı aşağıda belirtilen kriterlere göre konulmaktadır:

  • Hastanın hikâyesinde baş hareketleri ve vücut pozisyonundaki değişiklikler ile meydana gelen baş dönmesi hissinin olması,
  • Hastanın başı bir yöne dönükken arkaya doğru yatırılarak başının aşağı sarkıtılması (Dix-Hallpike testi) esnasında 2-5 saniyelik bir bekleme süresinden sonra meydana gelen, hızlı fazı altta kalan kulağa doğru olan, tekerlek dönüşü tarzdaki istemsiz göz hareketinin (rotatuar nistagmusun) tespit edilmesi ve aynı anda hastada baş dönmesi  ya da bulantı hissinin gelişmesi,
  • Nistagmusun kısa süreli olması (genellikle 20 saniyeden az),
    Oturur pozisyona dönüldüğünde ters yönde ve daha kısa süreli nistagmusun oluşması,
  • Hikâye, muayene ve gereken durumlarda işitme, denge testleri ve radyolojik değerlendirmelerle beyin, beyin sapı, denge siniri ve beyincik patolojilerin ekarte edilmiş olması.

Tedavi

Arka denge kanalı içine kristal girmesi ile oluşan pozisyonel baş dönmesi tanısı konan hastaların çok büyük kısmında kanalit repozisyonu manevrası (KRM) ile şikâyetlerin geçmesi sağlanmaktadır.

KRM sonrasında hastalara 48 saat süre ile hastalığın olduğu kulak tarafına dönerek yatmamaları, sırtüstü ya da ters tarafa yüksek yastıkta yatmaları, öne eğilmemeleri, başlarını yukarı bakacak şekilde kaldırmamaları ve ani hareketlerden sakınmaları önerilmektedir. Hastalar 2 ila 5 gün arasında kontrole çağrılmakta, kontrol Dix-Hallpike testi ile gözlerde nistagmus ve veya baş dönmesi saptanan hastalarda KRM tekrarlanmakta, problem saptanmayan hastalar ise şikâyetlerinin tekrarlaması halinde başvurmak üzere takipten çıkarılmaktadır.

Tek manevra tedavisi ile şikâyetlerin tam olarak geçme oranı %75-90 civarındadır. 2-3 tedavi ile %84 ila 100 arasında tam iyileşme ya da semptomlarda belirgin azalma sağlanabilmektedir.

Pozisyonel baş dönmesinin nedeni çoğu hastada tam olarak bulunamamakla beraber bazı hastalarda tespit edilebilen başlıca sebepler; kafa travmaları ya da sarsıntıları, ileri yaş, dolaşım bozuklukları, hareketsiz yatak istirahatı dönemleri ve diğer kulak hastalıkları olarak sıralanmaktadır.

Yüksek başarı oranları, manevra tedavisinin (KRM) ağrısız ve kolay bir yöntem olmasının yanı sıra oldukça etkili bir tedavi aracı olduğunu da göstermektedir. Hem eşlik eden patoloji bulunma oranının düşük olması hem de KRM ile elde edilen başarılı sonuçlar göz önüne alınarak, hikâye ve Dix-Hallpike testi ile BPPV tanısı konulan hastalarda diğer baş dönmesi nedenlerini ayırt edecek tanı metotlarının standart olarak uygulanmasının gerekli olmadığı, böylece ekonomik bir tedavi sağlamakla birlikte gereksiz hatta bazıları rahatsızlık verici ileri tanı yöntemlerinden kaçınmanın da mümkün olabileceği kabul edilmektedir.

ÇAĞRI MERKEZİMİZ : +90 (212) 219 67 26 MUYAENE RANDEVUNUZU ALIN