Yeni Muayenehanemize Taşındık...

2 Mart 2012 tarihinden itibaren eski muayenehanemizden 3 bina ilerideki yeni kliniğimizde hizmet vermeye başladık.

Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen yeni muayene standartları parelelinde inşa edilmiş olan kliniğimizde Kulan Burun Boğaz alanında muayenehane şartlarında uygulanabilinecek en güncel tanı ve tedavi teknolojileri ile hizmet vermeye devam ediyoruz.

Burun ve Yüz Ameliyatları Sonrasında Ödem ve Morlukları Hiloterapi Maskesi ile Önlemek Mümkün

Burun ve yüz estetik ameliyatları sonrasında yüze uygulanan Hiloterapi...

devamı...

Tamponsuz Burun Ameliyatlarında Yeni Gelişme - Septum Zımbası

Burun içinde yapılan ameliyatların sonunda buruna yerleştirilen farklı...

devamı...

E-Bülten

Kaydolun Yeniliklerden Haberiniz Olsun
Estetik Cerrahi

Kulak Burun Boğaz'ın yanı sıra estetik ve rekonstrüktif cerrahi ile ilgili tüm soru ve talepleriniz için bize ulaşabilirsiniz.
Devamı...

Timpanoplasti - Kulak Zarı ve Orta Kulak Ameliyatı

Timpanoplasti ameliyatı nedir?

Kulak zarı delinmeleri ve kronik orta kulak hastalıklarında uygulanan “Timpanoplasti” ameliyatı teknik olarak kulak zarı ve orta kulaktaki işitme sisteminin onarılması aynı zamanda orta kulaktaki ve kulak arkasındaki mastoid kemik içindeki iltihabın temizlenmesi işlemidir.

Ameliyat, mevcut hastalığın boyutlarına göre sadece kulak zarındaki deliğin onarılması (miringoplasti), zar onarımı ile birlikte orta kulaktaki ses iletimini sağlayan kemikçik sisteminin onarılması (timpanoplasti), mastoid kemik içine ilerlemiş iltihabın temizlenmesi (mastoidektomi) ya da bu ameliyatların kombinasyonu (timpanomastoidektomi) şeklinde yapılabilmektedir.

Timpanoplasti ameliyatı ne zaman Yapılır?

Kulak zarında delik olan ancak önemli bir işitme kaybı olmayan ve kulağa su kaçmadıkça akıntı olmayan hastalarda bu deliğin kapatılmasına yönelik yapılacak ameliyat genel olarak kulağı banyo ve yüzme sırasında sudan koruma gerekliliğini ortadan kaldırarak hastanın hayat kalitesini artırmaya ve zaman içinde oluşabilecek işitme kaybını önlemeye yönelik olmakta ve hastanın tercihi doğrultusunda yapılmaktadır.

Hastanın kulağını sudan korumasına ve burun ve sinüs bölgesinde kulak akıntısına neden olacak iltihap odağı bulunmamasına rağmen tekrarlayan kulak akıntıları izlenmesi halinde hem hayat kalitesini artırmak  hem de işitme kaybının ilerlemesini veya iltihaba bağlı ciddi problemlerin oluşmasını önlemek amacı ile zardaki deliğin kapatılması gerekmektedir. Bu hastalarda aynı ameliyat sırasında hem zardaki delik kapatılmakta hem de sesi ileten küçük orta kulak kemikçiklerindeki problemlere müdahale edilmektedir.

Orta kulak ve mastoid kemik içerisinde kolesteatoma adı verilen ve kemiği eriterek ilerleyen iltihaplı dokunun saptanması durumunda mümkün olan en kısa zamanda ameliyat ile bu iltihabın temizlenmesi gerekir. Kolesteatomalı hastalarda işitme sisteminin korunması veya onarılması ikinci öncelikte olup asıl amaç yüz felci, iç kulak kaynaklı işitme kaybı ya da kafa içi komplikasyonların (menenjit, beyin apsesi vb) oluşmasına fırsat vermeden iltihabın temizlenmesidir.

Ameliyat tekniği;

Ameliyatın tekniğine karar verilirken hastalığın durumu, deliğin zar üzerindeki yeri, kulak kanalının yapısı, ameliyat sırasında kulak arkasındaki mastoid kemiğe müdahale yapılıp yapılmayacağı, cerrahın ve nihayet hastanın tercihleri etkili olmaktadır.

Ameliyat sırasında orta kulak ve mastoid kemikte, mikroskop altında birbirinden çok farklı cerrahi teknikler uygulanmasına karşın hasta ve yakınlarının ameliyata dair görebildikleri ciltteki kesi ile sınırlı olduğundan sıklıkla bu konuda sorular sorulmaktadır.

Timpanoplasti ameliyatı kulak kanalı içinden, kulak içinden ya da kulak arkasından yapılan kesiler yolu ile gerçekleştirilebilmektedir. Sadece zardaki ufak bir deliği onarmak için ek bir kesi olmadan kulak kanalı yoluyla ameliyat yapılabilirken zarın orta ve arka kısmındaki deliklerde kulak içinden, zarın ön kısmındaki deliklerde ve mastoid kemiğe mudahale gereken durumlarda kulak arkasından kesi yapılarak uygulanan yaklaşım tercih edilmektedir. Bu konuda asıl karar verdirici faktör ise ameliyatı yapacak cerrahın tercihidir.

Kulak zarının onarılmasında en sık kullanılan doku şakak adalesinin kılıfıdır. Bu doku cerrahi sahaya yakın olduğundan ameliyat sırasında kolayca temin edilebilmektedir. Kulak kanalı önündeki kıkırdağın zarı ya da hazır materyaller (uygun işlemlerden geçirilmiş, steril beyin zarı parçaları gibi materyaller) de kullanılabilmektedir. Son yıllarda özellikle büyük deliklerde kulak kanalı önündeki kıkırdaktan elde edilen ince kıkırdak şeritler kullanılarak yapılan onarım (kıkırdak timpanoplasti) hem uygulama kolaylığı hem de sonuçların başarısı nedeni ile giderek daha fazla tercih edilmeye başlanmıştır.

İşitmeyi ileten kemikçiklerdeki hasar nedeni ile sesin iletimini sağlamaya yönelik bir onarım yapılması gerektiğinde çeşitli materyallerden yapılmış protezler, kulak kanalı önündeki kıkırdaktan elde edilen parçalar, orta kulak kemikçiklerinin kendisi gibi pek çok farklı malzeme pozisyon ve şekil verilerek kullanılabilmektedir.

Ameliyat sonrası

Hastalar genellikle ameliyat sonrası birinci günde pansumanları yapılarak hastaneden taburcu olabilmektedirler.

Mastoid kemikte müdahale yapılmayan ameliyatlarda genellikle 10-14 gün sonunda kulak içindeki özel süngerler temizlenmekte ve hastaların kulaklarını sudan korumaları ve ameliyat bölgesindeki enfeksiyon ve reaksiyonları önlemek amacı ile antibiyotik ve kortizon içeren kulak damlaları kullanmaları önerilmektedir. Bu gurupta iyileşme 3-4 hafta içinde tamamlanmaktadır. Genel olarak ilk ay içinde gribal enfeksiyonlardan, darbelerden korunmak, uçak seyahati yapmamak gerekir. Bu hastalarda ameliyatın teknik ve fonksiyonel başarı oranı patolojinin boyutuna ve ameliyat öncesi işitme seviyesine bağlı olmak kaydı ile genellikle oldukça iyi olmaktadır.

Ameliyat sırasında mastoid kemiğe müdahale yapılan hastalarda ise yapılan cerrahinin tipine göre değişen sürelerde çeşitli pansumanlar yapılması gerekmektedir. Bu gurupta iyileşme daha uzun sürmektedir. Bu hastalarda gerçekleşen işitme kazancı genellikle diğer guruba kıyasla daha az olmaktadır.

Özellikle kolesteatomanın yüz siniri ve iç kulak komşuluğunda yerleşmiş olması durumunda sinire ve işitmeye zarar vermemek için bu bölgelerde kemik kazınamamakta ve geride hücresel düzeyde hastalık kalabilmektedir.

Bu durumdaki hastalarda kolesteatomanın tekrarlama riski yüksek olduğundan ameliyat sonrasında düzeli aralıklarla kontrol muayeneleri yapılmalıdır. Bu guruptaki hastalarda işitme iletim sisteminin onarılmasına yönelik müdahaleler, kolesteatoma küçük odaklar halinde tekrarladığında ya da 6-12 ay sonra yapılacak ikinci bakış kontrol ameliyatında yapılabilmektedir.

Sonuç olarak timpanoplasti ameliyatları için her hastaya uyacak standart bir yaklaşım bulunmamaktadır. Ameliyat sırasında kullanılacak cerrahi teknik ve uygulamaların seçiminde, özellikle kolesteatomalı vakalarda olmak üzere, çoğu zaman hastalığın ve hastanın özellikleri, cerrahi sırasında saptanan faktörler ve cerrahın deneyimleri etkili olmaktadır.



Bize Yazın...

Adınız ve Soyadınız:
E-Posta Adresiniz:
Telefon Numaranız:
Mesajınız:
Mesajınız iletildi.