Bademcik Ve Geniz Eti Ameliyatları Nasıl Yapılır | Prof. Dr. Teoman Dal

Merhaba. Immün sistem olarak adlandırdığımız vücut savunma sistemine ait yapılar olan bademcik ve adenoid yani geniz etine yönelik ameliyatlar çocukluk döneminde en fazla uyguladığımız cerrahi işlemler arasında yer alıyor. Çocuk yaş grubunda hem enfeksiyon kaynağı haline gelerek tekrarlayan iltihaplara neden olabilen hem de boyutlarının büyümesi sonucu hava yolu daraltarak solunum problemlerine yol açabilen bademcikler ve geniz eti hastalıklarıyla ilgili bilgilere bademcik ve geniz eti hastalıkları başlıklı videomda izleyebilirsiniz. Bu videoda ise Bademcilik ve geniz eti ameliyatlarında uyguladığımız yöntemleri anlatacağım. Bademcikler ve geniz etine yönelik ameliyat kararı alınmasını gerektiren durumlar genel olarak benzerlik göstermekle beraber bu iki farklı lenfatik doku için bazı özel durumlar da var. Bademciklerin ameliyat ile alınmasını gerektiren en sık neden tekrarlayan ateşli akut bademcik iltihapları oluyor. Sadece sayı olarak baktığımızda hastaların yılda beş veya fazla ve üst üste iki yıl yılda üçten fazla sayıda AKUT bademcik iltihabı atağı hikayesi olması durumunda bademciklerin ameliyata alınmasını öneriyoruz. Bunun dışında bademcik ameliyatı önerilen diğer durumlar tekrarlayan bademcik iltihaplarıyla birlikte ateşli eklem romatizması, kalp kapak hastalıkları ya da ateşli havaleler olması, kronik bademcik iltihabıyla beraber tedaviye cevap vermeyen ağız kokusu, dirençli boğaz ağrısı şikayetleri olması, bademciklerde özellikle beta hemolitik sreptoklar olmak üzere ilaçla tedaviye cevap vermeyen enfeksiyon taşıyıcılığı bulunması, bademcik büyümesiyle beraber horlama ve ağız solunum olması, uykuda hava yolunun tıkanmasına bağlı nefes durması yani uyku apnesi sendromu tanısı koyduğumuz hastalarda bademciklerin hava kanalını tıkayacak kadar büyümüş olması geniz eti ve bademciklerde büyümeyle beraber yutma güçlüğü, konuşma bozuklukları, gelişme geriliği olması, yine ağız açıklığına bağlı çene kapanma bozukluğu ya da yüz kemiklerinde gelişme bozuklukları olması ve bademciklerden birisinde tümör şüphesi oluşturacak şekilde bir lezyon ya da asimetrik büyüme bulunmasıdır. Ayrıca Geçirilen bir bademcik iltihabı sırasında enfeksiyonun bademcik dışına çıkarak çevre yumuşak dokular içinde apse oluşturduğu hastalarda da hayati risk oluşturabilen bu durumun sonraki enfeksiyonlar sırasında tekrarlama riski göz önüne alınarak bademcik ameliyatı öneriyoruz.

Geniz etinin ameliyatla alınmasını gerektiren en sık neden ise genizdeki lenf dokusunun sürekli burun tıkanıklığına nedeni olacak şekilde büyümesi oluyor. Bunun dışında en sık geniz eti ameliyatı yani adenoia depremi gerektiren durumlar yılda beş üzerinde antibiyotik tedavisi gerektiren geniz eti enfeksiyonu hikayesi. Ilaçla tedaviye dirençli geniz eti iltihabı olması tipi fonksiyon bozukluklarına bağlı sık tekrarlayan ya da ilaç tedavileriyle düzelmeyen orta kulak hastalıkları olması çocuklarda ilaçlı tedaviye cevap vermeyen kronik sinüzit saptamamız, aşırı horlama ve uykuda sürekli ağız solunumu olması obstrüktif uyku apnesi sendromu tanısı koyduğunuz hastada geniz eti büyümesini saptamamız, geniz eti büyümesi beraber gelişme geriliği, konuşma bozukluğu, ağız kapanma bozukluğu ve ağız solunumuna bağlı diş problemleri ya da yüz kemiklerinde gelişme bozukluğu saptamamız olarak sıralayabiliriz. Peki bademcik ameliyatını nasıl yapıyoruz? Bademciklerin özellikle ilk üç yaşta vücut savunma sisteminin gelişmesindeki önemli katkıları göz önüne alınarak pafa sendromu olarak adlandırdığımız ağız mukozasında aft adı verilen küçük yaralarla beraber tekrarlayan yüksek ateşli bademcik enflamasyonu atakları şeklinde seyreden hastalık ya da solunum yolunun tıkanmasına neden düzeyde bademcik büyümesi olmadığı sürece bademcik ameliyatını genellikle üç yaşına kadar geciktirmeyi tercih ediyoruz. Belirgin ateşli enfeksiyonlar geçirmemesine karşın bademciklerin büyük olmasına bağlı problem yaşayan çocuklarda bademcikleri tamamen almak yerine dış kapsüllerini ve bir miktar bademcik dokusunu koruyarak kısmen çıkartmayı da tercih edebiliyoruz. Bu şekilde yaptığımız ameliyatların en önemli avantajı ameliyat sonrasında belirgin ağrı şikayeti olmaması ve kalan bademcik dokusunun savunma sistemindeki görev devam edebilmesi oluyor. Tekrarlayan ateşli enfeksiyon hikayesi ya da papa sendromu tanısı olan hastalarda ise ameliyat sonrasında şikayetlerin tekrarlamaması için bademciklerin kapsülleriyle beraber tam olarak çıkartılması gerekiyor. Günümüzde erişkin hastalardaki bazı özel durumlar dışında bademcik ameliyatlarını her zaman genel anestezi altında yapıyoruz. Ve cerrahi on ila yirmi dakika civarında sürüyor. Ancak hastanın anestezi için hazırlanması, ameliyat sonrası kanama kontrolü ve sonlandırılması aşamalarıyla birlikte toplam ameliyat süresi kırk beş altmış dakikayı bulabiliyor. Standart tekniklerle yapılan bademcik ameliyatlarında gerçekleşen ortalama kan kaybı göz önüne alınarak on kilonun altındaki çocuklarda bademcik ameliyatının yapılmaması önerilmesine karşın günümüzde termalding ve teknolojilerinin kullanıma girmesini takiben bademcik ameliyatlarında neredeyse hiç kanama olmaması nedeniyle hastanın kilosu ya da yaşıyor. Ameliyat için bir kriter olmuyor. Ameliyatları için daha fazla tercih ettiğimiz termal teknolojisinin ameliyat sırasında belirgin kanama olmamasının yanı sıra ameliyat sonrasında yara iyileşmesinin daha hızlı, ağrı şikayetlerinin ise daha az olması gibi avantajları oluyor. Ameliyat sonrası dönemde hastanede takip edilmeleri zor olan küçük çocukları, yeterli sıvı alabilmeleri durumunda iki üç saatlik gözlemi takiben evlerine gönderebiliyoruz. Bu grubun dışındaki tüm hastaların, ameliyat sonrasında en az bir gün hastanede takip edilmesi özellikle ağrı kontrolü ve sıvı takviyesi için oldukça faydalı oluyor. Bademcik ameliyatı genel olarak güvenli ve komplikasyon riski düşük bir ameliyat olmasına karşın bu ameliyat sırasında ve sonrasında bazı istenmeyen durumlarla karşılaşabiliyoruz. Ameliyat sırasında bademcik çevresindeki damar ve sinirlerin hasar görmesi, yeni ameliyat sırasında ağzın çok açılmasına bağlı çene, eklem travması, ameliyat pozisyonuna bağlı, omurgada travma oluşması, çok nadir komplikasyonlar. Ama en sık karşılaştığımız komplikasyon ameliyat sonrasındaki kanama. Genellikle erişkin hastalarda izlenen bir durum olan ameliyat sonrası kanamayı en sık ilk yirmi dört saat içerisinde görüyoruz. Diğer bir riskli dönem ise ameliyat bölgesinde oluşan iyileşme dokusunun dökülmeye başladığı, hom ve on dördüncü günler arasındaki dönem oluyor. Bu nedenle özellikle erişkin hastalarımızın ameliyatı takiben ilk iki haftalık hastalarımızın ameliyatı takiben ilk iki haftalık dönemde beslenmelerine ve fizik aktivitelerine çok dikkat hastalarda ise sıklıkla genel anestezi altında ameliyathanede müdahale yapmak gerekli oluyor. Hastalarımızın bademcik ameliyatı sonrasında dikkat etmeleri gereken konularla ilgili bilgilendirmeleri videonun altındaki açıklama bölümünde bulabilirsiniz. Geniz eti yani adonoid dokusuna yönelik ameliyatları ise problemin içeriğine göre tek başına ya da bademcik ameliyatları ve gereken durumlarda kulak zarlarını tüpü uygulanması ameliyatıyla beraber yapabiliyoruz. Kapsülsüz ve geniz bölgesinde yaygın, sınırları belli olmayan bir yapı olan geniz etinin ameliyata tam olarak alınması mümkün olmadığı için her teknikte genizde az bir miktar lenf dokusu kalıyor ve iyileşme dönemi sonrasında geniz bölgesi tekrar lenfatik doku ile kaplanıyor. Ve immün sistem fonksiyonları da devam ediyor. Geniz eti ameliyatlarına her zaman genel anestezi altında yapıyoruz. Cerrahi işlem beş ila on dakika civarında sürüyor. Ancak anestezi işlemleriyle birlikte ameliyat süresi kırk beş altmış dakikayı bulabiliyor. Günümüzde geniz eti ameliyatlarını genellikle burun ya da boğaz yoluyla yapılan endoskopi eşliğinde doğrudan kamera görüşü altında uyguluyoruz. Ameliyatın endoskopik görüş altında yapılmasının en önemli avantajları geniz eti dokusunun üstteki kanal ağzı gibi komşu anatomik yapılara zarar vermeden ve geride belirgin lenf dokusu kalmadan tam olarak temizlenebilmesi oluyor.

Endoskopik yaklaşım ile ameliyata bağlı komplikasyon ve geniz etinin zamanla tip büyümesi ihtimallerini en aza indirebiliyoruz. Son yıllarda kullanmaya başladığımız kobilasyon teknolojisi ise geniz eti ameliyatlarını ameliyat sırasında kan kaybı olmadan gerçekleştirebilmemizi sağlıyor. Bu teknolojiyle pofa sendromu ya da geniz etinin çok erken yaşlarda büyümesi gibi özel durumlarda çok küçük yaşlarda ve düşük kilolu çocuklarda da ameliyat, standart ameliyatlarda oluşan kan kaybının neden olabileceği problemler yaşanmadan güvenle yapılabiliyor. Geniz eti ameliyatı sonrasında dikkat edilmesi gereken konularla ilgili bilgilendirmeleri videonun açıklama bölümünde bulabilirsiniz. Bademcik ve geniz eti hastalıklarının cerrahi tedavisinde uyguladığımız güncel yöntemler bu şekilde. Siz de bu konu hakkındaki görüşlerinizi ve sorularınızı videonun altındaki bölüme yazarak bana iletebilirsiniz. Kulak burun boğaz hastalıkları ve yüz estetik cerrahisi alanlarında yayınladığım benzer videoları takip etmek için kanalıma abone olmayı unutmayın.

Yorum Yap

İletişim Bilgileriniz Hiçbir Şekilde Paylaşılmayacaktır. * lı Alanları Doldurmak Zorunludur.