Normal Kulak Fonksiyoları

Kulak, dış, orta ve iç olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Her bölümün işitmede önemli rolü vardır.

Dış kulak; kulak kepçesi ve dış kulak yolundan oluşur. Bu yapılar sesi yakalayarak kulak zarına yönlendirirler.

Orta kulak; dış ve iç kulak arasında yer alır. Kulak zarı ve üç küçük işitme kemikçiği (örs, çekiç, üzengi) orta kulakta bulunur. Bu yapılar ses dalgalarını güçlendirerek iç kulak sıvılarına iletme görevi yaparlar.

İç kulak; iç kulak sıvısı içinde mikroskobik işitme ve denge sistemi hücreleri ve sinir uçlarını içerir. Orta kulaktaki üzengi kemiğinin titremesi ile iç kulağa iletilen ses dalgaları buradaki sinir uçlarını etkileyerek beyinde ses olarak algılanan elektrik uyarılarının oluşmasını sağlar.

İşitme Kaybı Çeşitleri

Dış ve orta kulak yapıları sesi iletirken iç kulak yapıları sesi algılar. Dış ve orta kulak hastalıklarında iletim tipi işitme kaybı oluşurken iç kulak hastalıklarında sinir tipi (sensöri-nöral) işitme kaybı oluşur. Orta ve iç kulağın beraber etkilenmesi mikst tip işitme kaybına neden olur.

İşitme desibel (dB) birimi ile ölçülür. 0-20 dB arasındaki işitme seviyeleri normal olarak değerlendirilmektedir. Desibel cinsinden işitme kaybının yüzdesel olarak ifadesi yaklaşık su şekildedir.

İşitmeyi ayırt etme skoru, tek heceli kelimeleri doğru anlama oranını verir. Normal değeri ideal şartlarda %96-0 olmalıdır. Gürültüde bu değer azalır.

İletim Tipi Kayıp

Dış kulak yolunu tıkayan etkenler, kulak zarında delinme, orta kulak enfeksiyonları ve orta kulak kemikçiklerinin hastalıkları nedeni ile oluşur. Genellikle düzeltilebilir kayıplardır.

Hasta kulağını tıkalı ya da dolu hisseder. Kendi sesini yüksek duyduğu için genellikle alçak sesle konuşur. İletim tipi işitme kaybı olan hastalar gürültülü ortamlarda daha iyi duyar. Konuşulanı duymak için çiğneme hareketini durdurma ihtiyacı olabilir. Bu tip kayıplarda telefonla konuşma genellikle çok etkilenmez. İletim tipi kaybı olan hastalar sağır olmazlar, ameliyat ya da uygun işitme cihazı ile işitmeleri hemen her zaman sağlanabilir.

Sinir Tipi (Sensöri-Nöral) Kayıp

İç kulak kan dolaşımının bozulması, sıvı basıncının artması ya da sinir iletiminin bozulması sonucunda oluşur. En sık sebebi yaslanmaya bağlı sinir uçlarında oluşan bozulmadır. Geri dönüşü olmayan bir kayıp olmasına karsın nadiren sağırlıkla sonuçlanır.

Bu tip kaybı olan hastalar genellikle konuşulanları duyarlar ancak anlamakta zorluk çekerler. Ses şiddetinin artması genellikle fazla fayda göstermez. Sessiz ortamlarda daha rahat duyarlar ve genellikle telefonla konuşurken zorlanırlar. Kayıp genellikle yüksek frekansta olduğundan daha düşük frekanslı olan erkek konuşmalarını daha iyi anlayabilirler. Tiz tonlardaki kapı zili, telefon zili gibi sesleri duyamayabilirler.

Tek Kulakta İşitme Kaybı

Tek kulağında işitme kaybı olan hastalar sesin geliş yönünü algılayamazlar. Etkilenen kulak tarafından gelen sesleri, konuşmaları anlamak özellikle gürültülü ortamlarda zorlaşır. Kayıp iletim tipi ise genellikle cerrahi ile iyi bir işitme dengesi sağlanır. Sinir tipi kayıplarda bu denge işitme cihazları ile sağlanabilir.

Tedavi

Öncelikle tam bir kulak burun boğaz muayenesi ve işitme testi ile problemin nedeni ve cinsi ortaya konmalı ve tedavi buna göre planlanmalıdır.

Tedavi seçeneği iyileştirici, koruyucu, adaptasyon sağlayıcı, tıbbi, cerrahi ya da bunların kombinasyonu olabilir. İşitme rehabilitasyonunda dudak okuma, işitme eğitimi, konuşma eğitimi, işitme cihazı eğitimi yapılabilir. Seçilecek yöntem hastaya göre belirlenir.

Çevrenizde İşitme Kaybı Olan Bir Kişi Varsa

İşitme kaybı olan kişiler konuşmayı duymak, anlamak ve cevap verebilmek için durmalı, bakmalı ve dinlemelidirler. İletişim yeteneklerini etkileyen çok sayıda faktör bulunur. Bu kişilerle daha iyi anlaşabilmek için işitme kaybı olan kişi sizi görene kadar konuşmaya başlamamak ve gerekirse dokunarak dikkatini çekmek gerekebilir. Konuşurken 1,5-2 metre mesafede durmak idealdir. Normal hızda konuşmak, arka plan gürültüsüne engel olmak ve kişiye konuşma konusu ile ilgili ek ipuçları sağlamak faydalı olacaktır.

Yapılmaması gereken başlıca hareketler, başka bir odadan ya da uzaktan konuşmak, yürüyerek uzaklaşırken konuşmak, doğrudan kulağına konuşmak, bağırmak, konuşurken ağzı kapatmak, anlaşılmayan konuyu ayni cümlelerle tekrarlamaktır.

Dudak okuma: İşitme kayıplı kişilerin sıklıkla başvurduğu bir yöntemdir. Çoğu kişi bu yöntemi fark etmeden kullanmaya baslar ve yıllar içinde geliştirir. Bu alışkanlığı kazanan kişiler normal hareketlere alıştıklarından abartılı ağız hareketleri de konuşmanın anlaşılmasını güçleştirir.

Dikkat: İşitme kayıplı kişilerin yakınları genellikle “canı isteyince duyuyor” cümlesini kullanırlar. Ancak bu durum genellikle arka plan gürültüsünün olmadığı ortamda, uygun mesafeden ve düzgün konuşan bir kişi ile ideal şartlarda yapılan görüşmelerde söz konusu olur. Aksi koşullar genellikle anlaşmada başarısızlığa neden olur. İşitme kayıplı kişiler konuşulanı anlamak için konuşma içindeki ip uçlarını yakalamaya yönelik büyük efor harcarlar. İşitebilmeleri için yüksek konsantrasyon gerekir.

Değişken ses: Cihaz kullanan kişi için yüksek ses ya da bağırma ciddi şekilde rahatsız edici, ağrı verici olabilir. Konuşulanı anlamayan bir kişiye bağırmak fazla fayda etmeyeceği gibi cümle sonlarında ses şiddetini azaltmak ta anlaşılmayı zorlaştırır.

Telaffuz: Konuşurken dikkatli olunmalı ancak kelimeler abartılmamalıdır. Dinleyici çok iyi konuşulsa bile tüm sesleri anlamayacaktır. Hatalı telaffuz bu anlamayı daha da güçleştirir.

Konuşma Hızı: Hızlı konuşmanın anlaşılması çok zordur. Beyin her ses grubunu hızla algılamalı ve bir anlamla birleştirmelidir. Arada bazı seslerin duyulmaması anlamayı güçleştirir.

Konuşma İpuçları: Konuşmayı anlama yeteneğinin bozulması işitme kayıplı kişi için en önemli problemdir. Konuşmacı kelimelerin anlamının anlaşılmasına yardımcı olacak ipuçlarını ne kadar çok kullanırsa o kadar iyi anlaşılacaktır. Ayni anlama gelen farklı kelimelerin kullanılması yardımcı olur. Ayni anlama gelen kelimeler varsa biri ya da birkaçının duyulmaması anlamayı fazla etkilemeyebilir.

İşitme kâtipli kişi ile konuşurken dikkatini çekmek, doğru telaffuz, yeterli ses şiddetinde ve hızında konuşmak ve en önemlisi sabırlı olmak gerekir.

Dudak Okuma

İşitme kayıplı kişinin konuşmacıyı daha iyi anlamak için geliştirdiği bir yetenektir. İşitme kaybı olmayan kişiler dahi daha iyi işitebilmek için görme duyusundan destek alırlar. Konuşmacının yüz ifadesini, mimiklerini ve dudak hareketlerini görmek anlamayı kolaylaştırır.

Yeterli mesafe, ışık olmaması ya da dudakların görünmemesi dudak okumayı engeller. Bıyık, sigara içilmesi, duman da okumayı güçleştirir.

Konuşmaya başlamadan önce işitme kayıplı kişinin dikkatini çekmekte fayda vardır. Pek çok ses dudakta benzer görünebilir, dudak okuyan konuşma konusuna göre hangi kelimenin kullanıldığını anlamaya çalışır. Ağız içinde oluşturulan “k, t, n, g, l” gibi seslerin dudaktan anlaşılması imkânsızdır bu nedenle dudak okuyan kişiler sıklıkla konuşmadaki boşlukları kendileri doldururlar bu nedenle konuşma konusunun doğru anlaşılması her kelimeyi tek tek anlamaktan daha önemli hale gelir.

Konuşma ritmindeki değişiklikler anlamalarına yardımcı olur. Cümleler arasında duraklama, kelimelerin üzerine bastırma işitme engelli kişinin anlamasında etki yapar.

İşitme kaybı olan kişiler konuşulan konuya hakim olabilmek için sürekli yüksek dikkat seviyesinde olmaya çalışırlar. Dudak okuma ya da işitme cihazı kullanmanın eğitimli kişiler tarafından öğretilmesi gerekir.

İşitme Cihazları

Ortamdaki sesi alıp yükselterek kulağa aktaran cihazlardır. Başlıca kulak seviyesinde kullanılanlar ve gövdeye bağlı olanlar olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Kulak seviyesindeki cihazlar kemik yolu ile iletim sağlayan cihazlar ve hava yolu ile iletim sağlayan cihazlar olarak iki tip olup hava yolu cihazlar kulak arkası, kulak içi ya da kulak kanalı içi olarak üç farklı tipte kullanılmaktadır. Vücut tipi cihazlar genel olarak ses şiddetini daha fazla artırma özelliğine sahip olup ileri derecedeki işitme kayıplarında tercih edilmektedir.

Her iki kulağa ayni anda uygulanan cihazlara bi-aural işitme cihazları denir. Her iki kulakta cihaz kullanmanın tek kulakta kullanıma göre başlıca avantajları:

İşitme kaybının tipi ve derecesi cihazdan görülen faydayı etkilemektedir. İşitme kaybı olan kişilerde işitme seviyesinde azalmanın yani sıra işitmeyi anlama kapasitesinde de azalma oluşur. İletim tipi kaybı olan hastalarda işitmeyi anlama yeteneği azalmaz ve bu grup hastalar cihazdan azami fayda görürler. Sinir tipi kaybı olan kişilerde anlama kapasitesi de azaldığı için sesler cihazla yükseltilerek duyurulsa bile işitileni anlamak her zaman mümkün olmayabilir.

İşitme Cihazı Kullanmanın Öğrenilmesi

Kaybın derecesi, cihazın özellikleri ve kişisel faktörler cihaza adaptasyonun başarısını ve süresini etkilemekle beraber bir program çerçevesinde aşamalı olarak çalışmanın belirgin faydası olmaktadır. İşitme cihazını ilk kez kullanmaya başlayan kişilerin belli aşamalar halinde cihaz kullanmaya başlaması önerilmektedir. Bunlar;

Telefonda cihaz kullanımı pratik yapılarak geliştirilir. Bir yardımcının belli aralıklarla telefon ederek çalıştırması faydalı olur.

Teoman Dal Ulusal ve Uluslararası Bilimsel Dernekler