Poyracık Sokak 37-A, Nişantaşı, İstanbul
Uyku Apnesi Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Uyku Apnesi Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Uyku Apnesi Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Uyku apnesi ; uyku sırasında solunumun durması olarak tanımlanmaktadır. Uyku kalitesinin insan sağlığı için büyük önemi bulunmaktadır ve horlama,   uyku apnesi   gibi problemler kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürerek birtakım ciddi sağlık problemlerine yol açabilmektedir.

Sağlıklı bir uyku düzeni bulunmadığı ve uyku kalitesinin yükseltilemediği durumlarda günlük yaşamda konsantrasyon bozuklukları, gündüz uyuklamaları, yüksek tansiyon ve kalp ritim bozuklukları gibi ciddi problemler açığa çıkabilmektedir.

Uyku Apnesi Nedir?

Horlamanın neden olduğu ve uyku sırasında solunumun durarak vücudun yeterince oksijen almasını engelleyen ciddi bir hastalıktır. Gece boyunca tekrarlayabilen uyku apnesi problemi; üst solunum yolunun açık kalmasını sağlayan kasların gevşemesi, dil kökü, bademcikler ya da yumuşak damağın hava yolunu tıkaması ve bunun sonucunda kişinin en az 10 saniye boyunca solunumunun durması uyku apnesi olarak tanımlanmaktadır.

Uyku apnesi mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Öyle ki uyku apnesi kişide büyük oranda dikkatsizliğe yol açmakta ve gün içerisinde ciddi kazaların yaşanmasına neden olmaktadır.

Uyku Apnesi Hastalığının Tanısı

Tıp literatüründe   Obstrüktif Uyku Apnesi Sendromu (OSAS)   olarak da tanımlanan   uyku apnesi   hastalığı çoğu zaman vücut içerisinde aynı anda birden fazla anatomik bölgede bulunan problemlere bağlı olarak meydana gelmekte ve birçok sistemi ilgilendiren bir hastalıktır.

Hastalığı teşhis etmede kullanılan başlıca yöntemler ise şunlardır;

  • Tıbbi hikaye

  • Genel değerlendirme ve fizik muayene

  • Kulak burun boğaz muayenesi

  • Fleksible (bükülebilir) fiberoptik endoskopik muayene

  • Radyolojik görüntüleme yöntemleri (Bilgisayarlı Tomografi, MRI)

  • Yüz yapılarının ve hava yolu boyutlarının ölçülmesi (Sefalometrik analiz)

  • Polisomnografi (Uyku testi)

  • Uyku endoskopisi

Uyku Apnesi Nedenleri

Uyku apnesi boğadaki kasların gevşeyerek hava geçişini kapatması sonucu gerçekleşmektedir. Üst solunum yolunda gelişen darlıklar uzun süreçte solunum yollarının deformasyonuna neden olarak yıpranmasına neden olmakta ve bunun sonucunda uyku apnesi sendromu açığa çıkmaktadır. İdeal kilonun üzerinde olmak, geniz eti bulunması ya da bademciklerin büyük olması da uyku apnesi problemine neden olabilmektedir.

Horlama problemi uyku apnesi sendromu bulunan kişilerde çok daha yoğun ve gürültülü yaşanmaktadır. Bununla birlikte nefes darlığı, bitkin bir şekilde uyanmak da uyku apnesi belirtileri arasındadır.

Uyku Apnesinin Belirtileri

Uyku apnesi belirtileri şu şekilde sıralanabilmektedir;

  • Horlama
  • Ağız kuruluğu
  • Hipertansiyon
  • İdrara sık çıkma
  • Uyku sürecinde huzursuzluk
  • Aşırı terleme
  • Reflü
  • Konsantrasyon bozukluğu ve unutkanlık
  • Baş ağrısı
  • Depresyon
  • Gün içerisinde uykululuk hali

Uyku Apnesinin Türleri

Uyku apnesinin üç türü bulunmaktadır. Bunlar; tıkayıcı   uyku apnesi , merkezi   uyku apnesi   ve bileşik uyku apnesidir.

Tıkayıcı uyku apnesi; Üst solunum yollarının çeşitli nedenler ile hava yolunu kapatması ile açığa çıkmaktadır. Bu durum sonucunda kandaki oksijen miktarı önemli ölçüde azalmakta ve uyku sırasında beyin bu azalmayı kişinin uykusunu hafifleterek açığa çıkarmaktadır. Böylece kişinin derin uykuya geçmesi mümkün olmamaktadır.

Merkezi uyku apnesi; beyindeki solunumu kontrol edici kaslarına doğru sinyaller ulaşmaması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Kandaki oksijen miktarı azaldığında ise kişi uyanmaktadır.

Bileşik uyku apnesi; uyku apnesinin bu türünde öncelikle tıkayıcı uyku apnesi daha sonrasında ise merkezi uyku apnesi problemi yaşanmaktadır. Bu problemi yaşayan kişiler uyku sırasında çok sık apne yaşamakta ve özellikle kalbi ciddi derecede etkilemektedir.

Uyku Apnesi Tedavisi

Uyku apnesi tedavisinde öncelikli amaç apneye neden olan faktörlerin ortadan kaldırılması ya da iyileştirilmesidir. Öncelikle hasta ideal kilonun üzerindeyse öncelikle bu problem aşılmalıdır. Aynı zamanda yapılan testler ve fizik muayene sonucunda üst solunum yollarında belirgin bir darlık söz konusu ise cerrahi müdahaleler uygulanabilmektedir.

Uyku apnesi probleminin ileri derecede yaşandığı hastalarda ise CPAP uygulaması gerçekleştirilmektedir. Pozitif hava basıncı olarak tanımlanan bu uygulama hastanın günlük konforunu etkilemeyecek şekilde gerçekleştirilmektedir. Bu tedavide amaç solunum yollarının sürekli açık tutulmasıdır. Herhangi bir ilaç tedavisi ya da cerrahi müdahale uygulamaya gerek kalmadan kullanılan CPAP; üst solunum yollarında hava basıncı etkisine neden olarak hava yollarının sürekli açık tutmaktadır. Bu tedavi yönteminin etkileri hemen görülmekle birlikte uzun süreli kullanımda da kalıcı olarak düzelme yaşanmaktadır. 

Uyku apnesi tedavisinde cerrahi müdahale için hasta seçimi önemlidir. Çene kemiğinde ve boğaz bölgesinde anatomik bozukluk bulunan hastalarda daha çok tercih edilen cerrahi yöntemlerle horlama ve uyku apnesi problemi tekrarlayabileceğinden çok daha uzun süreçli ve ayrıntılı bir tedavi uygulamasına ihtiyaç bulunmaktadır. 

Uyku apnesi tedavisi sonrasında hastanın uyku kalitesi yüksemekte ve gece terlemeleri ve idrar sık çıkma problemleri düzelmektedir. Aynı zamanda konsantrasyon bozuklukları ve yorgunluk hali gibi şikayetler de ortadan kalkmaktadır. Uyku apnesi problemi olduğunu düşünen hastaların; horlayıp horlamadığı, gece terlemeleri, geceleri idrara kaç kez çıkıldığı, sabah uyanında baş ağrısı ve yorgunluk hissi olup olmadığı tespit edilmelidir. 

Uyku Analizi Testi (Polisomnografi)

Uyku apnesi tanısında daha önce bahsedilen teşhis yöntemleri ile tıkanma oluşan konumu ve hastalığın derecesi saptanırken uyku apnesi probleminin kesin teşhisi ise uyku analizi ile konulabilmektedir.   Uyku apnesi hastalığının teşhisi nin polisomnografik inceleme gerçekleştirmeden koyabilmek mümkün değildir.

REM ve non REM uykularını içeren 3-4 saat süren bir uyku analizi uyku apnesi sendromu tanısını koymak için yeterli olabilmektedir. REM uykusunda boğaz bölgesinde kasların gevşemesi sonucu hava yolu hareketsiz kalmaktadır. Bununla birlikte non REM uykuda ise gerginlik azalmış olsa da bulunmaktadır. Üst solunum yolu cidarının çökmesi REM uykusunda daha belirgin bir şekilde görülebilmektedir. Polisomnografi (uyku testi) hassas bir test olmakla birlikte ardışık gecelerde testin tekrarlanmasının tanıyı değiştirmediği sadece AHİ’de hafif oynamaların olduğu tespit edilmiştir.

Uyku testi sırasında kullanılan cihazının donanım özelliklerine göre solunumun durma süresi ve sayısının yanı sıra kalp ritmi, vücut pozisyonu, kan oksijen doygunluğu, horlama sesinin şiddeti, beyin elektriksel aktiviteleri, hava yolunda oluşan negatif basınç gibi çok sayıda parametre uyku süresince takip edilebilmekte ve elde edilen değerler uyku süresi sonunda analiz edilmek üzere kaydedilebilmektedir. Uyku testi genellikle uyku merkezlerinde yapılmakla beraber hastaların ev ortamında test yapılabilmesini sağlayan taşınabilir cihazlar ve sistemler de bulunmaktadır.