Burun polipleri ya da nazal polipler burun ve sinüslerin iç yüzünü kaplayan mukoza adı verilen dokuda farklı nedenlerle oluşan üzüm tanesi benzeri yumuşak kitlelerdir. Nazal polipler çok büyük oranda iyi huylu kitlelerdir ve kanser anlamına gelmezler. Poliplerin tedavisinde hedef görünen polipten çok onu oluşturan kronik iltihabi zemindir. Bu nedenle tedavinin başarısında polipleri cerrahi olarak temizlemek kadar kadar hastalığın tekrar etme ihtimalini azaltacak uzun dönem tıbbi tedaviler de önemlidir.
Polip hastalarının en sık şikayeti burunlarının hiç açılmaması ve koku hissinin azalması ya da tamamen kaybolması oluyor. Polip kelimesini ilk kez duyan hastalar genellikle bunun kötü huylu bir tümör olup olmadığını sorarken daha önce ameliyat olmuş hastaların en önemli kaygısı tekrar ameliyat gerekip gerekmeyeceği oluyor.
- Burun Polibi Nedir ve Neden Oluşur?
- Burun Polibi Belirtileri Nelerdir?
- Geçmeyen Burun Tıkanıklığı ve Nazal Polip
- Burun Polibinde Koku ve Tat Kaybı
- Geniz Akıntısı, Yüzde Basınç ve Tekrarlayan Sinüzit
- Üç Ayı Geçen Burun Şikayetleri Ne Anlama Gelir?
- Burun Polibi mi, Burun Eti mi? Aralarındaki Fark Nedir?
- Nazal Polip Tanısı Nasıl Konur?
- Endoskopik Burun Muayenesi Nasıl Yapılır?
- Burun Polibinde Sinüs Tomografisi Ne Gösterir?
- Nazal Polipte Alerji ve Astım Neden Sorgulanır?
- Burun Polibi Tedavisi Nasıl Yapılır?
- Burun Polibinde Kortizonlu Burun Spreyi Nasıl Kullanılır?
- Burun Polibinde Ağızdan Kortizon Ne Zaman Kullanılır?
- Burun Polibi Ameliyatı Ne Zaman Gerekir?
- Nazal Polipte Biyolojik İlaçlar Kimlere Uygulanabilir?
- Burun Polibi Ameliyatı Nasıl Yapılır?
- Sadece Polibi Almak ile Sinüs Cerrahisi Arasındaki Fark
- Burun Polibi Ameliyatından Sonra Tekrarlar mı?
- Ameliyat Sonrası Kortizonlu Spreyin Bırakılması
- Astım ve Aspirin Hassasiyeti Polip Tekrarını Etkiler mi?
- Burun Polibi Tekrarlarsa Revizyon Ameliyatı Nasıl Planlanır?
- Burun Polibinin Tekrarlama Riskini Azaltmak İçin Ne Yapılabilir?
- Burun Polibinde Hangi Belirtiler Daha Hızlı Değerlendirilmelidir?
- Burun Polipleri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Burun Polibi Nedir ve Neden Oluşur?
Burun polipleri, burun ve sinüs mukozasında uzun süreli iltihabi reaksiyonlara bağlı olarak gelişen yüksek su içerikli yumuşak kitlelerdir. Hastalık genellikle iki taraflıdır, ağrısızdır ve kronik sinüs enfeksiyonu tablosunun bir parçası olarak görülür. Polip çoğu zaman hastalığın nedeni değil, uzun süren inflamasyonun ortaya çıkardığı sonuçlardan biridir.
Nazal polipler genellikle burun ve sinüslerin iç yüzeyinde uzun süren iltihaba bağlı olarak gelişen iyi huylu oluşumlardır. Ancak tek taraflı gelişen, kanama yapan veya muayenede tipik görünümde olmayan polipler için standart poliplere göre farklı değerlendirme ve yaklaşımlar gerekir.
Nazal polipozis gelişiminde tek bir neden yoktur. Kronik sinüzit, astım, aspirin ve benzeri ağrı kesicilere hassasiyet, bağışıklık sisteminin bazı yanıt biçimleri ve genetik eğilim rol oynayabilir. Alerji de bazı hastalarda tabloya eşlik edebilir ancak her polip hastasında alerji bulunmayabilir.

Polipli hastalarda sorun yalnızca muayenede burun boşluklarında görülen poliplerden ibaret değildir. Poliple beraber sinüslerin iç yüzeyinde de yaygın bir iltihap bulunabilir. Bu nedenle polip, kronik sinüzitin bir alt tipi olarak değerlendirilir ve tedavi planlaması burun ve sinüslerin tamamındaki hastalığa göre yapılır.
Burun Polibi Belirtileri Nelerdir?
Burun polibi belirtileri çoğu zaman yavaş gelişir. Hasta başlangıçta dönemsel bir tıkanıklık olduğunu düşünürken zamanla burundan nefes almak zorlaşabilir ve koku duyusu belirgin biçimde azalabilir. Şikayetlerin haftalar değil aylar boyunca sürmesi nazal polip açısından önemli bir ipucudur.
Geçmeyen Burun Tıkanıklığı ve Nazal Polip
Polipli hastalarda en sık görülen yakınma burun tıkanıklığıdır. Tıkanıklık iki taraflı olabilir ve giderek kalıcı hale gelebilir. Bazı hastalar burun açıcı spreylerle kısa süreli rahatlama yaşasa da problemin polip olduğu durumlarda bu tür ürünlerle etkili bir açılma sağlanamaz.
Burun tıkanıklığının her zaman polipten kaynaklanmadığını da unutmamak gerekir. Septum eğriliği, konka büyümesi, alerjik rinit ve başka nedenler benzer yakınmalar oluşturabilir. Bu nedenle muayenede tıkanıklığın polip dışı nedenleri de değerlendirilir.
Burun Polibinde Koku ve Tat Kaybı
Koku azalması veya kokunun tamamen kaybolması nazal polipli hastaların en çok yakındığı belirtilerden biridir. Polipler ve çevredeki ödem, kokuyu taşıyan havanın burnun üst bölümündeki koku bölgesine ulaşmasını zorlaştırabilir. Aynı zamanda kronik iltihap koku sisteminin çalışmasını da olumsuz etkileyebilir.
Koku azaldığında tat alma da zayıflamış gibi hissedilebilir. Dil temel tatları algılamaya devam etse de yemeğin aromasının önemli kısmı koku duyusuyla oluştuğu için hastalar tatları da alamıyorum şeklinde tarif edebilir.
Koku kaybı polip tedavisinde yalnızca konforla ilgili bir ayrıntı değildir. Tedaviye yanıtı ve hastalığın kontrol düzeyini izlerken önemli bir belirti olarak değerlendirilir.
Geniz Akıntısı, Yüzde Basınç ve Tekrarlayan Sinüzit
Nazal polip burun tıkanıklığına ek olarak geniz akıntısı, burunda dolgunluk, yüzde basınç hissi ve tekrarlayan sinüzit yakınmalarına yol açabilir. Bazı hastalarda baş ağrısı şikayeti ön planda olsa da polipler doğrudan ağrı sebebi değildir baş ağrısının nedeni sinüslerdeki iltihap ya da farklı bir hastalık olabilir.
Sinüslerin doğal boşalma kallarının poliplere bağlı olarak daralması ya da tıkanması sinüslerde üretilen sümüğün buruna transferini bozarak tekrarlayan sinüs enfeksiyonlarına zemin hazırlayabilir.

Üç Ayı Geçen Burun Şikayetleri Ne Anlama Gelir?
Nezle ve çoğu viral üst solunum yolu enfeksiyonu kısa sürede düzelir. Burun tıkanıklığı, koku kaybı, geniz akıntısı, kulak tıkanıklığı ve yüzde basınç hissi gibi yakınmaları üç aydan uzun süren hastaların kronik rinosinüzit açısından değerlendirilmeleri gerekir.
Şikayetlerin uzun süreli olması tek başına polip tanısı koydurmaz ancak aylarca süren tıkanıklık ve özellikle koku kaybı olan durumlarda polip varlığı akla gelmeli ve hastalar mutlaka endoskopik muayene ile değerlendirilmelidir.
Burun Polibi mi, Burun Eti mi? Aralarındaki Fark Nedir?
Burun polibi ile burun eti büyümesi aynı durum değildir. Halk arasında burun eti denildiğinde çoğu zaman konka adı verilen yapıların büyümesi kastedilir. Konkalar normalde burun içinde bulunan, havayı ısıtan ve nemlendiren doğal yapılardır. Polip ise kronik iltihap sonucu sonradan gelişen yumuşak doku kitlesidir.
Konka büyümesinde burun muayenesindeki doku görünümü daha çok normal anatomik yapının büyümüş halidir; nazal polipte ise normal burun anatomisinde olmayan, üzüm tanesini andırabilen, soluk ve yumuşak oluşumlar izlenir. Bir biri ile karıştırılabilen bu iki tablonun muayene bulguları dışında tedavi yaklaşımları da tamamen farklıdır.
Klasik nazal polip hastalığının çoğunlukla iki taraflı olmasın akarşın sadece tek burun boşluğunda görülen, ve özellikle kanama veya ağrı gibi farklı belirtilerin eşlik ettiği polip görünümlü kitleler ayrı değerlendirilmelidir.
Nazal Polip Tanısı Nasıl Konur?
Nazal polip tanısında hastanın şikayetleri yol gösterici olsa da kesin tanı ve hastalığın derecesi muayene, burun endoskopisi, radyolojik değerlendirme ve bazı durumlarda patolojik değerlendirme sonucunda anlaşılır.
Endoskopik Burun Muayenesi Nasıl Yapılır?
İnce bir endoskopla burun boşluğu ve sinüslerin açıldığı bölgeler değerlendirilir. İşlem poliklinik ortamında yapılır ve genellikle birkaç dakika sürer. Endoskopi sayesinde polibin yeri, yaygınlığı, burun içindeki diğer yapılar ve eşlik eden akıntı değerlendirilebilir.
Muayene aynı zamanda burun içindeki oluşumun klasik nazal polip görünümünde olup olmadığının anlaşılmasını sağlar.
Burun Polibinde Sinüs Tomografisi Ne Gösterir?
Bilgisayarlı sinüs tomografisi poliplerin yalnızca burun içinde görünen kısmını değil, hastalığın burun çevresi kemiklerin içindeki hava boşlukları olan sinüslerdeki yaygınlığını da gösterir. Hangi sinüslerin etkilendiği, doğal boşalma yollarının durumu ve anatomik farklılıklar tomografide değerlendirilebilir.
Tomografi özellikle cerrahi planlanan hastalarda önemlidir. Ancak her burun tıkanıklığında ilk basamak olarak tomografi çekilmesi gerekmez; muayene bulguları ve tedavi planı doğrultusunda istenir.
Nazal Polipte Alerji ve Astım Neden Sorgulanır?
Astım, alerjik nezle ve aspirin hassasiyeti bazı nazal polip hastalarında birlikte bulunabilir. Bu nedenle doktor yalnızca burun şikayetlerini değil, nefes darlığı, hırıltı, mevsimsel yakınmalar ve bazı ağrı kesiciler sonrasında ortaya çıkan reaksiyonları da sorgulayabilir.
Alerjik zemin varsa bunun ayrıca kontrol edilmesi burun şikayetlerinin yönetimini kolaylaştırabilir. Ancak nazal polip varlığı otomatik olarak alerji olduğu anlamına gelmez.
Burun Polibi Tedavisi Nasıl Yapılır?
Nazal polip tedavisinde amaç yalnızca polibi ortadan kaldırmak değildir. Burun tıkanıklığını ve koku kaybını azaltmak, sinüslerin havalanmasını sağlamak, burun yolu ile uygulanan ilaçların sinüs boşluklarına ulaşabileceği yolları açmak ve hastalığın tekrarını mümkün olduğunca kontrol altında tutmak gerekir.
Tedavi çoğu hastada ilaçlarla başlar. İlaç tedavisine rağmen belirgin şikayetleri devam eden, hayat kalitesi bozulan hastalarda cerrahi seçenekler değerlendirilir.
Burun Polibinde Kortizonlu Burun Spreyi Nasıl Kullanılır?
Kortizonlu burun spreyleri nazal polip tedavisinin temel seçeneklerinden biridir. Sprey iltihabı azaltmaya ve polip dokusunu küçültmeye yardımcı olabilir. Ancak çoğu hastada burun hava kanalları polip kitlesi ile dolu olduğundan spreyler de asıl etki edecekleri poliplerin oluştuğu mukoza yüzeylerinde ulaşamaz. Bu durumdaki hastalarda tedavinin ilk aşamasında poliplerin cerrahi olarak temizlenmesi ve sinüs anatomisinin spreylerin tüm mukozal yüzeylere ulaşabilmesini sağlayacak şekilde hazırlanması tercih edildir.

Nazal spreyleri kullanan hastalarda tedavinin etkinliği için spreylerin içeriği kadar kullanılma şekli de önemlidir.
Doğru uygulamada sprey burun orta bölmesine, yani septuma doğru sıkılmamalıdır. Baş hafif öne eğilir, sprey ucu burun deliğinin dış yan duvarına doğru yönlendirilir ve hafifçe nefes alınarak uygulanır. Çok güçlü şekilde burundan çekmek ilacın doğrudan boğaza gitmesine neden olabilir.
Steroidli sprey kullanan ama hiç fayda görmediğini belirten hastalarda uygulama tekniği kontrol edilmeli ve gerektiğinde uygulama eğitimi verilmelidir. İlacın doğru bölgeye ulaşmaması, düzenli kullanılmaması veya birkaç gün kullanılıp bırakılması tedavinin yetersiz olduğu izlenimini oluşturabilir.
Kortizonlu spreylerin etkisi çoğu zaman birkaç günlük değil, düzenli kullanım gerektiren bir süreçte değerlendirilir. Kullanım süresi ve dozu hastanın durumuna göre belirlenir.
Burun Polibinde Ağızdan Kortizon Ne Zaman Kullanılır?
Çeşitli nedenlerle ameliyat için uygun olmayan ya da daha önce uygun teknikle ameliyat olmuş olmasına karşın poliplerin belirgin olduğu, koku kaybının ağırlaştığı veya burun tıkanıklığının ciddi olduğu bazı dönemlerde ağızdan kısa süreli kortizon tedavisi uygulanabilir.
Bu tedavi polipleri ve ödemi hızlı biçimde azaltabilir ancak uzun süreli ve kontrolsüz kullanım için uygun değildir. Kortizon içeren tedaviler diyabet, tansiyon, mide sorunları ve diğer sağlık durumları göz önünde bulundurularak hekim tarafından planlanmalıdır.
Burun Polibi Ameliyatı Ne Zaman Gerekir?
Ameliyat kararı yalnızca polibin varlığına göre verilmez. Uygun ilaç tedavisine rağmen burun tıkanıklığı ve koku kaybının sürmesi, sinüslerde yaygın hastalık bulunması ve ya da tekrarlayan enfeksiyonların hastanın günlük yaşamını belirgin biçimde etkilemesi durumlarında cerrahi gündeme gelmektedir.
Cerrahi kararında endoskopik muayene, sinüs tomografisi, daha önce kullanılan tedaviler ve varsa geçirilmiş ameliyatlar birlikte değerlendirilir.
Nazal Polipte Biyolojik İlaçlar Kimlere Uygulanabilir?
Son yıllarda özellikle ağır ve kontrolü zor nazal polipozis hastalarında biyolojik ilaçlar da tedavi seçenekleri arasına girmiştir. Biyolojik tedavi seçenekleri özellikle uygun cerrahi ve medikal tedaviye rağmen hastalığı devam eden, sık ağız yolu ile kortizon ihtiyacı olan veya eşlik eden ağır astımı olan hastalarda tercih edilmektedir.
Biyolojik tedavi her polip hastasının ilk tedavisi değildir. Hastalığın şiddeti, önceki ameliyatlar, astım durumu ve diğer tedavilere verilen yanıt birlikte değerlendirilir.
Burun Polibi Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Burun polibi ameliyatı çoğunlukla endoskopik yöntemle, burun deliklerinden girilerek yapılır. Dışarıdan kesi yapılmadan polipler temizlenir ve hastalıklı sinüslerin doğal drenaj yolları açılır.
Endoskopik sinüs cerrahisinde yapılacak işlemin kapsamı hastalığın hangi sinüsleri tuttuğuna göre kişiye özel planlanır.

Sadece Polibi Almak ile Sinüs Cerrahisi Arasındaki Fark
Burada özellikle daha önce ameliyat olmuş ve polibi tekrar etmiş hastalar için önemli bir ayrım vardır. Sadece burun içine sarkan görünen polipleri almak ile polipli kronik sinüzitin bulunduğu sinüsleri endoskopik olarak düzenlemek aynı işlem değildir.
Yalnızca görünen poliplerin alınmasına polipektomi denebilir. Polipin köken aldığı ve iltihabın devam ettiği sinüs bölgelerine müdahale edilmeyen hastalarda tıkanıklık kısa süreli düzelebilir ancak genellikle kısa sürede tekrar eder.
Endoskopik sinüs cerrahisinde amaç yalnızca polipleri çıkarmak değildir başarılı ve uzun dönem etkili olacak bir sonuç almak için ameliyat sırasında hastalıklı sinüslerin burna bağlantı kanallarının uygun şekilde genişletilmesi, tüm iltihaplı dokuların mümkn olduğunca temizlemesi ve ameliyat sonrasında kullanılan yıkama ve spreylerin sinüs boşluklarına daha iyi ulaşabileceği bir yapının oluşturması gerekir.
Polip tedavisinde ameliyat kronik iltihaba yatkınlığı tamamen ortadan kaldıran bir işlem olmayıp başarılı bir cerrahinin devamında medikal tedavi ve kontroller önemini korur.
Burun Polibi Ameliyatından Sonra Tekrarlar mı?
Nazal polip bazı hastalarda ameliyattan sonra tekrar gelişebilir. Bunun nedeni ameliyatın başarısız olması değil, polipi oluşturan kronik iltihabi zeminin bazı kişilerde devam etmesidir.
Tekrar olasılığı herkeste aynı değildir. Hastalığın yaygınlığı, astım, aspirin hassasiyeti, ameliyat sonrası tedavinin düzenli sürdürülmesi ve önceki ameliyatlar bu süreci etkileyebilir.
Tekrarı Artıran Durum | Neden | Ne Yapılabilir? |
Ameliyat sonrası kortizonlu spreyin bırakılması | Ameliyat polipi temizler ancak kronik iltihap eğilimi devam edebilir | Sprey ve diğer bakım tedavileri kontrol muayenelerine göre düzenli sürdürülür |
Astımın kontrolsüz olması | Üst ve alt hava yollarındaki iltihabi süreç birlikte seyredebilir | KBB ve göğüs hastalıkları takibi birlikte planlanabilir |
Aspirin hassasiyeti | Bazı hastalarda polip, astım ve aspirin hassasiyeti birlikte daha dirençli seyredebilir | Aspirin desensitizasyonu uygulanabilir |
Yaygın nazal polipozis | Hastalık yalnızca tek sinüste değil geniş bir alanda bulunabilir | Tüm sinüslere müdahaleyi içeren kapsamlı cerrahi planlanabilir |
Yetersiz sinüs açıklığı | İlaç ve yıkamaların hastalıklı alanlara ulaşmasını zorlaştırabilir | Gerekli anatomik yapıyı oluşturmaya yönelik cerrahi planlanabilir |
Kontrollerin aksaması | Erken dönemde başlayan polip oluşumu fark edilmeyebilir | Düzenli endoskopik kontrollerle hastalık aktivitesi izlenir |
Ameliyat Sonrası Kortizonlu Spreyin Bırakılması
Hastaların sık yaptığı hatalardan biri, ameliyat oldum artık spreye ihtiyacım yok düşüncesidir. Oysa polipli kronik sinüzitte cerrahi ve ilaç tedavisi birbirinin alternatifi değil, çoğu zaman aynı tedavi planının parçalarıdır.
Ameliyat burun ve sinüsleri açar; kortizonlu spreyler ise kronik iltihabın kontrol altında tutulmasına yardımcı olur. Spreyin ne kadar süre kullanılacağı hastaya göre değişir ve kesme kararı kontrol muayenelerinde verilir.
Astım ve Aspirin Hassasiyeti Polip Tekrarını Etkiler mi?
Astım ve aspirin hassasiyeti bulunan bazı hastalarda nazal polipozis daha dirençli seyredebilir. Özellikle astım, nazal polip ve aspirin benzeri ilaçlara reaksiyonun birlikte olduğu tabloda tekrar eğilimi daha belirgin olabilir.
Bu hastalarda yalnızca burnu tedavi etmek yeterli olmayabilir. Üst ve alt hava yollarının birlikte kontrol altında tutulması önemlidir.
Burun Polibi Tekrarlarsa Revizyon Ameliyatı Nasıl Planlanır?
Daha önce ameliyat olmuş bir hastada polip yeniden geliştiğinde ilk soru hemen tekrar ameliyat gerekip gerekmediğidir. Öncelikle önceki ameliyatın kapsamı, sinüslerin mevcut açıklığı, poliplerin dağılımı ve kullanılan medikal tedaviler değerlendirilir.
Revizyon cerrahisi gerekiyorsa anatomi ilk ameliyata göre değişmiş olabilir. Özellikle daha önce ameliyat olmuş, yaygın polipozisi olan hastaların revizyon ameliyatlarda ameliyat sahası ile bilgisayarlı sinüs tomografisi görüntüleri arasında eşleme yapan cerrahi navigasyon, ameliyatın en az risk ile en başarılı şekilde yapılabilmesinde belirgin fayda sağlar.
Burun Polibinin Tekrarlama Riskini Azaltmak İçin Ne Yapılabilir?
Nazal polipte tekrar riskini tamamen sıfırlayan tek bir yöntem yoktur. Ancak uzun dönem kontrol bazı alışkanlıklarla desteklenebilir.
Tuzlu su ile burun yıkaması burun ve sinüslerdeki yoğun salgıların, kabukların ve alerjenlerin temizlenmesine yardımcı olabilir. Kortizonlu burun spreylerinin önerildiği şekilde ve doğru teknikle kullanılması da önemlidir.
Alerji eşlik ediyorsa kontrol altında tutulması, astım varsa tedavisinin düzenli sürdürülmesi gerekir. Sigara dumanı ve yoğun hava kirliliği burun mukozasını tahriş edebileceği için mümkün olduğunca uzak durmak yararlı olabilir.
Ameliyattan sonra kendini iyi hissetmek kontrollerin gereksiz olduğu anlamına gelmez. Endoskopik kontroller, polip henüz ciddi tıkanıklık oluşturmadan hastalık aktivitesinin fark edilmesini sağlayabilir.
Burun Polibinde Hangi Belirtiler Daha Hızlı Değerlendirilmelidir?
Nazal polip çoğunlukla iki taraflı ve yavaş ilerleyen bir hastalıktır. Bu nedenle bazı farklı belirtiler klasik polip tablosundan ayrılır.
Özellikle yalnızca tek tarafta giderek artan burun tıkanıklığı, tekrarlayan burun kanaması, yüz veya göz çevresinde belirgin şişlik, görmede değişiklik, çift görme veya alışılmadık derecede şiddetli yüz ya da baş ağrısı varsa daha ayrıntılı değerlendirme gerekir.
Bu belirtilerin varlığı mutlaka ciddi bir hastalık olduğu anlamına gelmez. Ancak klasik iki taraflı nazal polipozis dışında başka nedenlerin de göz önünde bulundurulmasını gerektirir.
Burun Polipleri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Hayır. Tipik nazal polipler kronik iltihaba bağlı gelişen iyi huylu oluşumlardır. Tek taraflı, kanayan veya alışılmadık görünümlü kitleler ise farklı nedenleri dışlamak için ayrıca değerlendirilmelidir. Kortizonlu burun spreyleri ve uygun hastalarda diğer ilaçlar polipleri küçültebilir ve belirtileri kontrol altına alabilir. İleri veya ilaç tedavisine rağmen devam eden poliplerde cerrahi gerekebilir. Koku duyusu birçok hastada tedavi sonrasında düzelebilir ancak sonuç kişiden kişiye değişir. Poliplerin yaygınlığı, koku kaybının süresi ve kronik iltihabın koku bölgesindeki etkisi iyileşme düzeyini etkileyebilir. İlk günlerde burunda dolgunluk, kabuklanma ve akıntı görülebilir. Günlük yaşama dönüş ameliyatın kapsamına ve yapılan işe göre değişir; sinüslerin tam iyileşmesi ise daha uzun bir takip süreci gerektirir. Balon sinoplasti, yaygın nazal polipozisi temizlemek için kullanılan bir yöntem değildir. Balon sinoplasti seçilmiş sinüs hastalıklarında doğal sinüs açıklıklarını genişletmek amacıyla kullanılabilir; polip dokusunun çıkarılması gerektiğinde ise standart endoskopik sinüs cerrahisi uygulanmalıdır.Burun Polibi Kanser mi?
Burun Polibi İlaçla Tamamen Geçer mi?
Burun Polibi Ameliyatından Sonra Koku Geri Gelir mi?
Burun Polibi Ameliyatı Sonrası İyileşme Ne Kadar Sürer?
Balon Sinoplasti Burun Polibinde Kullanılır mı?
