Poyracık Sokak 37-A, Nişantaşı, İstanbul
Horlama ve Uyku Apnesinde Dil Kökü Ameliyatları

Horlama ve Uyku Apnesinde Dil Kökü Ameliyatları

Horlama ve Uyku Apnesinde Dil Kökü Ameliyatları

Dil Köküne Yönelik Ameliyatlar

Horlama ve uyku apnesi olan hastalarda probleme neden olan en önemli bölgelerden  birisi dil köküdür.Uyku sırasında dili önde tutan kasların gevşemesi ile dilin geriye  doğru kayarak solunum kanalının daralması sonucunda mukozal yüzeylerin birbirine  yaklaşıp türbülans ile titreşmesihorlamaya, hava yolunun tam olarak kapanması ise  apneye neden olmaktadır.  Özellikle orta ve şiddetli uyku apnesi olan hastalarda sıklıkla dil kökü ile birlikte  yumuşak damak bölgesinde de sorun olması nedeni ile birçok hastada iki bölgedeki  soruna yönelik tedavi planlamasının birlikte yapılması gerekmektedir. 

Özellikle kilolu ve vücut kütle indeksi (BMI) yüksek olan hastaların vücut ağırlığının  %10’u kadar kilo vermeleri durumunda dil kökü bölgesinden kaynaklanan şikayetlerinde azalma olma ihtimali fazladır. Bu nedenle izole olarak dil kökünde  problem saptanan hastalarda vücut kütle indeksinin yüksek bulunması durumunda  ameliyat planlanmadan önce mutlaka kilo vermeye yönelik teknikler  denenmelidir. Belirgin yumuşak damak patolojisi olan hastalarda orta veya  şiddetli apne olması durumunda burun ve damağa yönelik cerrahi öncelikle  yapılabilir. Her iki grupta da kilo vermeye yönelik çalışma döneminde apneyi önleyip

Metabolizmayı hızlandırmak için gerekirse pozitif basınçlı hava maskesi (CPAP)  kullanılmalıdır.  Dil kökü bölgesinde saptanan problemler dil ve dil kökünün boyutlarının büyük  olması, alt çenenin küçük ya da geride olması nedeni ile dil pozisyonunun geride  olması ya da normal dil ve çene anatomisine rağmen uyku sırasındaki kas gevşemesi  ile dilin geri kayarak solunum kanalını tıkaması şeklinde olabilir.Uyku apnesi tanısı  konulan tüm hastalarda standart KBB muayenesi ve bükülebilen endoskoplarla burun  yolu ile yapılan muayeneye ek olarakuyku endoskopisi yapılmalı ve problemin  seviyesi ve içeriğiuyku esnasında değerlendirilerek mevcut problemin çözümü için  en uygun cerrahi yaklaşım şekline karar verilmelidir.  Dil kökü bölgesi yerleşimi nedeni ile cerrahisi hem hasta hem de cerrah için sıkıntılı  olabilen, ameliyat sonrası problemlerin ve komplikasyon risklerinin göreceli olarak  daha yüksek olduğu bir bölgedir. Dil kökünde uygulanan farklı cerrahi teknikler  mevcuttur.

Dil Kökünün Hacminin Küçültülmesi

Muayene ve uyku endoskopisi ile solunum kanalındaki tıkanmanın sebebinin büyük  boyuttaki dil kökü olduğu saptanan hastalarda dil kökü hacmini azaltmaya yönelik  cerrahiler uygulanmaktadır.Ameliyatın prensibi aynı olmakla birlikte farklı  yaklaşımlar tanımlanmıştır. Dil kökü bölgesine dışarıdan boyun yolu ile ya da  ağız içinden ulaşılarak müdahale edilebilmektedir. Tıbbi teknolojideki gelişmeler  sonucunda günümüzde boyun yolu ile uygulanan yaklaşım genellikle tercih  edilmemektedir.

Dil Kökü Radyofrekans Uygulamaları

Dil köküne radyofrekans uygulanmaları dil kökü yumuşak dokuları içinde  radyofrekans enerjisi kullanılarak oluşturulan ısı hasarlarının büzülme ve sert  iyileşme dokusu oluşumu ile iyileşirken doku hacminin küçülmesi prensibine  dayanır.Lokal anestezi ile ofis şartlarında da uygulanabilen bu yöntemin olumlu  sonuçlarının izlenebilmesi için 4-6 seans tekrarlanma gerekliliği en önemli  dezavantajıdır. Bu teknik dil kökünde büyüme saptananuyku apnesi hastalarında  burun ve veya damak bölgesinde yapılan cerrahilerle aynı seansta kombine olarak  uygulanabilir. Radyofrekans işleminde bu bölgede uygulanan diğer yöntemlere göre  komplikasyon ihtimali ve işlem sonrası sıkıntılar belirgin olarak az olmakla beraber  başarı oranı da daha az olmaktadır. 

Lazer veya Coblasyon: Ağız içinden uygulanan bir lazer ya da Coblator cihazı  yardımı ile dil kökünün orta hattında yumuşak dokuların hacminin azaltılması  işlemidir. Dil mukozası altındaki yumuşak dokuların çıkartılması amacı ile uygulanan  bu yöntem SMILE (Submuköz minimal invaziv dil eksizyonu) olarak  adlandırılmaktadır. Aynı işlem sırasında dil kökü lenf dokusunun (dil  kökübademcikleri) ve bazı gırtlak yapılarının küçültülmesi de uygulanabilir. Bu  ameliyatlar sonrasında dokulardaki şişme ya da kanamaya bağlı hava yolunun  tıkanması ihtimaline karşı geçici olarak boyundan hava yoluna tüp yerleştirilmesi  (Trakeotomi) gerekebilmektedir.  Robotik Dil Kökü Ameliyatları: Robot teknolojisi ağız içinde kullanılmaya uygun  ekipmanların gelişmesini takiben ulaşılması zor, görüşü kısıtlı olan dil kökü  bölgesindeki cerrahi müdahalelerde de başarı ile kullanılmaya başlamıştır. Bu konu  ile ilgili detaylarUyku Apnesi Tedavisinde Robotik Cerrahi başlığı altında verilmiştir.

Dili Öne Çeken Kasın İlerletilmesi

Uyku sırasında kasların gevşemesi ve REM uykusundaki tam gerginlik kaybı ile dilin  geriye kayması sonucunda solunum kalanında tıkanma oluşan hastalarda tercih  edilen bir tekniktir. Bu teknikle dili öne çeken en önemli kas olan genioglossus  kasının altçene kemiğinin iç kısmında bağlı olduğu kemik bölgesi alt çene  kemiğinden ayrıldıktan sonra öne çekilerek tekrar tespit edilmekte, böylece dilin öne  gelmesi ve dil arkası hava yolunun genişlemesi sağlanmaktadır.

Dil Kaslarının Bağlı Olduğu Hyoid Kemiğin Dikişle Asılması

Hyoid adı verilen at nalı şeklindeki kemik boyun orta kısmında dil kökü ile gırtlak  arasında yer almaktadır. Dil arkasındaki bölgede hava yolunun hava akımına direnci  genioglossus kasına ve Hyoid kemiğine bağlanan adalelere bağlıdır.Bu bölgedeki  dokuların gevşek olması hava kanalında solunum sırasında oluşan vakum  etkisi ile çökme riskini artırmaktadır. Bu teknik Hyoid kemiğin askı dikişlerle alt  çene kemiğine ya da boyundaki tiroid kıkırdağa bağlanması sonucunda bu kemiğe  yapışan kasların gerilmesiyle de dil kökü altında kalan hava pasajının çökmesinin  engellemesi prensibine dayanmaktadır. Özellikle dil kökünde geriye doğru kayma  saptanan hastalarda Hyoid kemiğin alt çene kemiğine doğru dikişlerle asılarak öne  doğru gerilmesi daha fazla kabul gören bir yaklaşımdır.

Dil Kökünün Dikiş ile Asılması

Dil kökünün uyku sırasında geriye kayarak solunum yolunu tıkadığı saptanan hastalarda uygulanan diğer bir cerrahi yöntemdir. Bu teknikte ağız tabanı yolu ile ya da çene altından yapılan kesi ile alt çene kemiğinin iç kısmına ulaşıldıktan sonra kemiğe bir vida yerleştirilmekte, daha sonra erimeyen bir iplik özel bir iğne yardımı ile dil kökünden döndürülerek dil kökü öne doğru gelecek şekilde gerilip bu vidaya bağlanmaktadır.Dilin geri düşmesini önlemek amacı ile yapılan bu ameliyat sonrası birkaç gün yutma güçlüğü olabilmektedir. Bu yaklaşımın en önemli komplikasyonu ameliyat sonrası dokularda şişlik (ödem) gelişmesidir. Dil hareketlerinde önemli bir kısıtlamaya yol açmayan operasyon ancak dil ucunun hareketini kısmen azaltır. Dil askısı yönteminde erken dönem sonuçları iyi olmakla beraber zamanla dikişin doku içinde kayması ile elde edilen etki azalmaktadır.