Teşvikiye Mahallesi Sezai Selek Sokak 28-30/9 Nişantaşı İstanbul

Sıkça Sorulan Sorular S.S.S

Alerjik rinitin klasik belirtileri burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı, sulu burun akıntısı ve hapşırıktır. Gözlerde kızarıklık ve kaşıntı gibi şikayetler de sıklıkla görülmektedir. Alerjik rinitte görülen şikayetler virüslerin neden olduğu üst solunum yolu enfeksiyonlarına benzese de alerjik reaksiyonlarda ateş, halsizlik, kas ve eklem ağrısı gibi şikayetlerin olmaması ayırıcı tanıda yardımcı olmaktadır

Burun ameliyatı öncesinde ameliyatı gerçekleştirecek olan doktor ile yapılan görüşmelerde hastanın burnu ile ilgili hem estetik hem de fonksiyonel şikayetlerini detaylı olarak bilgilendirmesi ameliyatın görsel olarak beklentilerini karşılaması kadar hayat kalitesi ve genel vücut sağlığı açısından çok önemli olan burun solunum fonksiyonları yönünden de sorunsuz olarak tamamlanmasında önemli rol oynamaktadır. Hastaların doktorlarını tanı konulmuş tüm hastalıkları, kullanıp bıraktıkları ya da kullanmakta oldukları ilaçlar ve daha önce geçirmiş oldukları tüm ameliyat ve işlemler hakkında bilgilendirmeleri de ameliyat sırasında veya sonrasında yaşanabilecek bazı problemlerin önlenebilmesi için son derece önemlidir.

Sinüzitin en önemli nedeni sinüslerde üretilen sümük salgısının burun içine boşaldığı dar kanalların tıkanması ve salgıların sinüs içinde birikerek iltihaplanmasıdır. Islak saç tek başına sinüzit nedeni değildir ancak özellikle soğuk havalarda saçların ıslak olması soğuğun kafa kemiklerine daha fazla iletilmesine neden olur. Burun mukozasındaki damarların soğuk etkisi ile genişlemesi mukozada kalınlaşma ve dar sinüs boşalma kanallarında tıkanmaya neden olabilmektedir. Aynı zamanda soğuğun vücut savunma sistemindeki hücre fonksiyonlarını olumsuz etkilemesi enfeksiyona yatkınlığı artırmaktadır.

Alerjik rinit hastaların iş ve sosyal hayatını en fazla olumsuz etkileyen hastalıklardan birisi olması yanında pek çok sağlık problemine de yol açabilmektedir. Özellikle üst solunum yolu mukozasında oluşan ödeme bağlı sinüs havalanma kanallarının ve kulak havalanmasını sağlayan östaki kanallarının fonksiyonlarının bozulması sinüzit, orta kulak enfeksiyonu gibi hastalıklara yol açarken burun tıkanması sonucu ağız solunumu yapılması hem boğaz hem de akciğer hastalıklarına yol açabilmektedir.

Balon sinoplasti teknolojisi, yanak kemikleri, alın kemikleri ve burun içinde en arka bölümde yer alan sfenoid kemiğin içinde bulunan büyük sinüslerin burun içine bağlantı kanallarının tıkanması sonucu oluşan sinüzitlerde kullanılmaktadır. Bu teknikte ucunda balon bulunan kateterler özel ekipmanlarla tıkalı sinüs kanalları içerisine yerleştirilmekte ve balonlar tıkalı bölgede şişirilerek herhangi bir kesi ya da doku çıkartma işlemi yapılmadan kanallar açılabilmektedir. Gözler arasında yer alan ve küçük odacıklardan oluşan etmoid sinüsler ise boyutları nedeni ile bu işlem için uygun değildir.

Burun ameliyatı sonrasında evde dinlenme süresi hastadan hastaya değişebilmekle beraber hastaların genel olarak ameliyat sırasında burun içerisine yerleştirilen ve genellikle ince silikon levhalar şeklindeki destekler alınana kadar iki üç gün süre ile evde dinlenmeleri uygun olmaktadır. Bazı hastalarda yapısal olarak ya da ameliyat ve anestezinin etkisi ile ameliyat sonrasında ban basınçları oldukça düşük seyredebilmektedir. Ani tansiyon düşmesi sonucu geçici olarak şuur kaybı yaşayabilen bu hastaların düşme riski nedeni ile kan basınçları normale dönene kadar evde istirahat etmeleri gerekmektedir.

Alerjik rinit hastalığında, hastaların burun kaşıntısı, sulu akıntı, hapşırık ve burun tıkanıklığı şikayetlerini beyan etmesi tanı için genellikle yeterlidir ancak kesin tanı için mutlaka kulak burun boğaz muayenesi ve bazı testler yapılmalıdır. Tanıya yönelik testler cilt testleri ya da kan testleri olarak yapılabilmektedir. Cilt testlerinin mutlaka test sırasında oluşabilecek alerjik reaksiyonların tedavi edilebileceği uygun ortamlarda ve bu konuda eğitimli kişiler tarafından yapılması gereklidir. Kandan yapılan testlerde bu tür şartlar aranmazken test maliyeti daha yüksek olmaktadır.

Burun ameliyatları sonrasında ameliyat sırasında uygulanan teknik ve ameliyatın içeriğine göre değişen sayı ve sıklıkta kontrol muayenesi yapılmaktadır. Kapalı teknik ile uygulanan ve burun içinde ve burun kemiklerinde işlem yapılmayan hastalarda ameliyat sonrası ilk hafta içinde iki kez kontrol genellikle yeterli olurken açık teknikle uygulanan, burun kemik yapılarında işlem yapılan ve burun içindeki eğiklik ve burun eti büyümelerine müdahale edilen hastalarda ilk bir ay içinde dört-beş kontrol gerekebilmektedir. Aynı ameliyat sırasında sinüslere de müdahale yapılması durumunda ise iyileşme tamamlanana kadar yaklaşık iki ay boyunca altı-yedi kez kontrol gerekli olmaktadır.

Burun ameliyatı öncesinde genel olarak anesteziye yönelik ve buruna yönelik tetkikler yapılmaktadır. Anesteziye yönelik tetkiklerin içeriği hastanın yaşı ve sağlık durumuna bağlı olarak değişmektedir. Genç yaşta ve herhangi bir sağlık sorunu olmayan hastalarda bazı enfeksiyonların ve kanamaya meyil olup olmadığının kontrol edilmesi genellikle yeterli iken 40 yaş üzerinde olan ya da bilinen yüksek tansiyon, şeker ve benzeri sağlık sorunu olan hastalarda daha kapsamlı testler yanında sistemik hastalıkları ile ilgili branş uzmanlarının ameliyata yönelik görüşlerini almak gerekebilmektedir. Burun ameliyatı olacak tüm hastalarda özellikle solunumla ilgili şikayetlerinin olması durumunda ameliyat öncesinde burun ve çevresi yapıları gösterecek bir paranazal sinüs bilgisayarlı tomografisi çekilmesi fonksiyonel problemlerin ameliyat öncesinde tam olarak anlaşılması ve aynı ameliyatta en uygun şekilde çözülebilmesi için son derece yararlı olmaktadır.

Burun ameliyatları sorasında ilk iki hafta içinde özellikle kan basıncında artmaya neden olabilecek aşırı efor, stres, sigara içilmesi gibi nedenlerle kanama görülebilmektedir. Aynı ameliyat sırasında burun içerisindeki kemik ve kıkırdak eğriliğine yönelik müdahale yapılan bazı hastalarda burun mukozasındaki damarların yüzeyelleşmesi nedeni ile kuruma ve travmaya bağlı hafif kanamalar izlenebilmektedir. Erken iyileşme dönemi sonrasında ciddi burun kanaması izlenmesi son derece nadir bir durum olmakla beraber bu hastalarda ameliyat sırasında büyük damarların hasar görmüş olma ihtimali göz önüne alınarak detaylı inceleme yapılması gerekmektedir.